Hakkımızda Obezite Hakkında Prosedürler Post Bariatrik Cerrahi Hasta Yolculuğu Sağlık Turizmi Blog Medya İletişim
OBEZİTE HAKKINDA
Obezite Nedir? Obezite belirtileri Sağlığa Zararları Vücut Kitle İndeksi (VKİ) Zayıflama Ameliyatına Aday mıyım? YUKARI

Sağlıklı bir yaşam için Önce karar, sonra uygulama

Obezite Nedir?

Son yıllarda görülme yaşı giderek düşen ve dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkisi altına alan obezite; vücutta aşırı yağ birikimi ile karakterize kronik, ilerleyici ve komplike nitelikteki bir hastalıktır. Obezite yalnızca aşırı kilolu olma durumu ile açıklanamaz, fazla kilo nedeniyle kişinin ikincil hastalıkları ortaya çıkabilir ve bu hastalıklar hayati risk barındırabilir.

Obezite hastalarında vücut dokularında biriken fazla yağ metabolizma sağlığını genel olarak tehdit eder. Kişinin psikolojik olarak sorun yaşamasının yanı sıra kanser, uyku apnesi, diyabet, yüksek tansiyon, metabolik sendrom ve eklem rahatsızlıkları gibi birçok ikincil hastalığa yol açabilir. Değişen yaşam koşulları nedeniyle çocukluk çağında da ortaya çıkabilen obezite tedavi edilmediği takdirde tehlikeli sonuçlara yol açabilmektedir.

Obezite Sınıflandırması

Obezite sınıflandırmasında yaygın olarak kullanılan yöntem vücut kitle indeksi hesaplamasıdır. Boyun metre cinsinden karesinin alınması ve bu değerin kilogram cinsinden ağırlığa bölünmesi yoluyla hesaplanan vücut kitle indeksi 30 ve üzerinde olduğunda kişide obezite hastalığı olduğu sonucuna varılabilir. Obezite hastalığı az önce de ifade edildiği gibi ilerleyici bir özellik taşıdığından farklı dereceleri vardır ve vücut kitle indeksinin artması ile obezitenin ilerlemesi ilişkilendirilmiştir.

Vücut kitle indeksi değeri 30-34.9 kg/m2 arasında ise kişi 1. derece obez, 35-39.9 kg/m2 arasında ise 2. derece obez, 40 kg/m2 üzerinde ise 3. derece obez sınıflandırmasında değerlendirilir.

Obezite Nasıl Oluşur?

Obezite Nasıl Oluşur?

Sağlıklı bir yaşam sürülebilmesi için besinler aracılığı ile alınan kalorilerle harcanan enerji arasında bir denge olması gerekir. Besinler yoluyla alınan enerji harcanan enerjiden fazla olduğu durumlarda bu denge bozulduğundan kişi kilo almaya başlar. Yaşam tarzı değişiklikleri ve sağlıklı beslenme ile bu dengenin tersine döndürülmemesi halinde kilo artışı devam ederek vücutta aşırı yağ birikimi ile karakterize obezite hastalığı ortaya çıkar.

Obezite nedenlerinin oldukça çeşitli olduğu bilinse de bu rahatsızlığın önlenebilir ve tedavi edilebilir bir nitelik taşıdığı gerçeği göz ardı edilmemelidir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından fiziksel ve psikolojik sağlığı tehdit edecek ölçüde yağ birikimi olarak tanımlanan bu hastalığın tedavisi hasta özelinde planlanmalı ve hastanın diyet veya egzersizlerle kilo verememesi halinde bariatrik cerrahi operasyonlarının değerlendirilmesi gündeme alınmalıdır.

Obezite belirtileri

Kalori alımı ve harcanan enerji arasındaki denge, kişinin kilosunu belirleyen en önemli faktördür. Kişi yaktığından daha fazla kalori aldığında kilo alır, aldığından daha çok enerjiyi yaktığında ise kilo verir.

Obezite kişinin kalori alımı ve harcama dengesinin bozulması sonucu aşırı yağ birikimi ile karakterize bir hastalık olarak birçok farklı nedenle ortaya çıkabilir. Obezitenin nedenlerinden ziyade risk faktörlerinden bahsetmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Obezite belirtileri nelerdir?Çok Kalorili Beslenme

Kişi harcadığından daha çok kalori aldığında, vücut alınan ekstra kalorileri yağ olarak depolar. Fast food, kızartma, işlenmiş etler, yağlı gıdalar, şeker, hazır meyve suları gibi yüksek oranda kalori içeren besinlerin sıklıkla tüketilmesi obezite hastalığına yol açabilir.

Hareketsiz Yaşam

Kişinin besinler aracılığı ile aldığı kalorileri yakabilmesi için hareketli bir yaşam sürmesi gerekir. Hareketsiz yaşam kalori dengesini bozarak kilo alımını tetikleyebilir. Aynı zamanda fiziksel aktiviteler hormon salınımını da etkilediği için vücudun besinleri işleme mekanizmasını bozabilir. Fiziksel olarak aktif kalmanın insülin seviyesini dengede tutarak kilo kontrolüne katkı sağladığının gösterildiği çeşitli çalışmalar mevcuttur.

Yetersiz Uyku ve Hormonal Sorunlar

Yapılan bilimsel çalışmalar yeterince uyumayan kişilerin kilo alması ve obezite hastalığına yakalanması riskinin yeterli uyuyanlara oranla daha fazla olduğunu ortaya koymaktadır. Yeterince uyunmadığında iştahı artıran ghrelin hormon salınımı artarken iştahı baskılayan leptin hormon salınımı azalmaktadır. Hormonal sorunların obezite riskini büyük ölçüde arttırdığı bilinmektedir.

Genetik Faktörler

Ailesinde obezite hastalığı görülen kişilerde aşırı kilolu olma riski daha fazladır. Yapılan bazı çalışmalar yağ kütlesi ve obezite ile ilişkili hatalı bir genin olduğunu göstermektedir. 2013 yılında gerçekleştirilen bir çalışmada bu genin kişinin ghrelin salınım miktarını etkileyerek obezite oluşumunu tetiklediği sonuçları elde edilmiştir.

Kullanılan İlaçlarKullanılan İlaçlar

Bazı antidepresanlar, romatoid artrit tedavisinde kullanılan ilaçlar, atipik antipsikotikler ve antikonvülsanlar gibi farklı ilaçların düzenli kullanılmalarının kilo alımına neden olabileceği bilinmektedir.

Obezite nedenleri sayılanlarla da sınırlı değildir. Psikolojik etmenler ve çevresel faktörlerin de obezite oluşumunda önemli risk faktörleri olduğu bilinmektedir. Bilinçsiz yapılan diyetler sonucu metabolizma dengesinin bozulması, gebelik sonrası alınan kiloların verilememesi, sağlıklı beslenme ile ilgili bilgi sahibi olunmaması ve yeme bozuklukları gibi faktörlerin obezite risk faktörleri arasında olduğu ifade edilebilir.

Sağlığa Zararları

Obezite; genetik, hayat tarzı, beslenme alışkanlıkları ve eğitim seviyesi gibi farklı faktörlerin kombinasyonundan kaynaklanan karmaşık bir sağlık sorunudur. Kişinin yalnızca fazla kilolu olmasına indirgenemeyen bu hastalığın ciddi sonuçları olduğu bilinmektedir. Kişinin aşırı kilolu olması günlük hayatı zorlaştırır, kişinin beden algısı ile birlikte psikolojisini bozar, yol açtığı ikincil hastalıklar ile hayati tehlikelere neden olur.

Obezitenin Yol Açtığı Sağlık Sorunları

 

Tip 2 Diyabet:

Obezitenin en sık yol açtığı sağlık sorunlarının başında tip 2 diyabet gelir. Özellikle bel ve karın bölgesinde depolanan yağ hücrelerinin hormon salınım mekanizmasına zarar verdiği ve enflamasyon oluşturan maddelerin salınımını tetiklediği bilinmektedir. Obezite vücudun karbonhidratları ve yağları metabolize etme şeklini etkileyerek kan şekerinin yükselmesine neden olur.

Yüksek Tansiyon:

Yorgunluk, burun kanaması, kulak çınlaması ve halsizlik gibi çeşitli belirtilere neden olan yüksek tansiyon tehlikeli bir kronik hastalıktır. Vücut ağırlığı arttıkça kardiyak debinin yükselmesi, sıvı tutulumunun ve periferik vasküler direncin artması yüksek tansiyon oluşumunu tetikleyebilir.

Obezitenin Yol Açtığı Sağlık Sorunları

Kardiyovasküler Hastalıklar:

Obezite yüksek tansiyon sorununa yol açması, yüksek kolesterole neden olması gibi çeşitli nedenlerle kalp ve damar hastalıklarına yol açabilir. Kalp krizi ve felç obezite nedeniyle oluşan ciddi komplikasyonlar arasında gösterilebilir.

Uyku Apnesi:

Uyku esnasında solunumun durması ile karakterize uyku apnesi obezite nedeniyle tetiklenebilen tehlikeli sağlık sorunlarından biridir. VKİ değerindeki 1 birimlik artış uyku apnesi riskini yaklaşık %14 oranında artırmaktadır.

Kanser:

Obezitenin kanser oluşumunda etkili dokuların ve vücuttaki serbest radikallerin artmasına neden olduğu yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda gösterilmiştir. Obezite ile kolon kanseri, mesane kanseri, pankreas kanseri ve yumurtalık kanseri arasında bağlantı olduğu bilinmektedir.

Astım:

Solunum fonksiyonlarını metabolik ve mekanik olarak etkileyen fazla kilo, astım oluşumuna neden olabilir. Obezite nedeniyle vücutta oluşan enflamasyon akciğer fonksiyonlarını etkileyerek nefes darlığı başta olmak üzere çeşitli solunum sistemi hastalıklarının oluşumunu tetikleyebilir.

Kas ve İskelet Sorunları:

Vücut ağırlığının artması kaslara, eklemlere ve genel olarak tüm iskelet sistemine daha çok yük binmesine neden olur. Aşırı kilonun stabil hale gelmesi ve giderek artması kireçlenme, başta olmak üzere çeşitli kas ve iskelet sistemi hastalıklarına neden olabilir.

Tüm bu hastalıklara ek olarak obezitenin bireylerin mental sağlığına ve hayat kalitelerine de olumsuz şekilde yansıdığı bilinmektedir. Depresyon, özgüvensizlik, anksiyete gibi psikolojik sorunlar obezite hastalarını etkisi altına alabilir. Obezite sorunu ile yüzleşen kişiler sosyal yaşantılarından uzaklaşabilir, kariyerlerinde ilerlemekte zorlanabilir ve ne yazık ki toplumdan aldıkları reaksiyonlar neticesinde ayrımcılığa uğrayabilir.

Vücut Kitle İndeksi (VKİ)

Boy kilo endeksi olarak da bilinen vücut kitle indeksi, kişinin kilogram cinsinden vücut ağırlığının metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle hesaplanan ve kişinin kilosunun boyuna oranla normal olup olmadığının belirlenmesinde kullanılan bir parametre olarak düşünülebilir. Vücut kitle indeksi, günümüzde obezite hesaplanmasında en sık kullanılan parametre olma özelliği taşımaktadır.

VKİ Nedir?

Beden kitle indeksi olarak da adlandırılabilen vücut kitle indeksi, kişinin ideal kilosunda olup olmadığının belirlenmesi amacıyla kullanılan bir sınıflandırmadır. Genellikle vücuttaki yağ oranı ile paralel bir şekilde VKİ değerleri artsa da bu parametre vücuttaki yağ oranı hakkında net bir bilgi sunmamaktadır.

VKİ Nedir?

Vücut Kitle İndeksi Nasıl Hesaplanır?

Az önce de ifade edildiği gibi VKİ değerleri hesaplanırken kişinin kilogram cinsinden vücut ağırlığının ve metre cinsinden boy uzunluğunun bilinmesi gerekir. Hesaplama kilogram cinsinden vücut ağırlığının metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesi ile yapılır.

80 kilogram ağırlığında ve 1.74 m uzunluğunda bir kişi için örnek hesaplama şu şekilde gerçekleştirilir:
1.74 x 1.74= 3.02
80 / 3.02= 26.4

Yukarıdaki örnekteki kişinin VKİ değeri 26.4’tür. Bu kişinin kilo değerlerinin ideal olup olmadığının anlaşılması için VKİ değerlerinin ne anlama geldiğinin bilinmesi gerekir.

VKİ Değerleri Ne Anlama Gelir?

VKİ Değerlerinin Önemi

Vücut kitle indeksi değerleri bireylerin sağlıklı kilolarında olup olmadıkları ile ilgili somut bir farkındalık sunar. Her ne kadar vücuttaki yağ oranını net bir şekilde göstermese de kişinin kilosu nedeniyle sağlığının risk altında olup olmadığının anlaşılmasını sağlar.

VKİ sağlık uzmanları tarafından kişinin kilosunun sınıflandırmasında ve akabinde ideal kiloya ulaşabilmek için uygulanması gereken tedavilerin belirlenmesinde yol gösterici bir nitelik taşır. VKİ yükseldikçe kişilerde kalp hastalığı, inme, uyku apnesi, prematüre ölüm, tip 2 diyabet, yüksek kolesterol ve eklem hastalıkları risklerinde artış görülmektedir. Yine de bu hesaplama tek başına kişinin sağlık durumu ile ilgili somut veriler sunmakta yetersizdir. Kişinin sağlık riski değerlendirilirken kolesterol düzeyi, kan şekeri düzeyi, genetik olarak yatkın olduğu hastalıkların öyküsü, yağ oranı gibi verilerin de göz önünde bulundurulması gereklidir.

Zayıflama Ameliyatına Aday mıyım?

Obezite dünya genelinde olduğu gibi toplumumuzda da sıklıkla görülen, insan yaşamını tehdit etmekle birlikte psikolojik anlamda da zorluk yaşanmasına neden olan bir hastalıktır. Her ne kadar önlenebilir nitelik taşısa da beslenme bozukluklarının olması, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, genetik yatkınlık ve hareketsiz yaşam gibi farklı nedenlerle görülebilen şişmanlık hastalığında son çare kilo verme ameliyatları olarak da bilinen obezite cerrahileridir.

Obezite cerrahileri çeşitleri doğrultusunda ameliyata kabul edilme şartları değişiklik gösterebilir. Örneğin endoskopik olarak gerçekleştirilen mide balonu uygulaması ile tüp mide ameliyatı için uygunluğu etkileyen Vücut Kitle İndeksi (VKİ) değerleri aynı olmayacaktır. Yine de zayıflama ameliyatı için uygun adayların bazı ortak özelliklerinden bahsedilmesi mümkündür.

Obezite Cerrahileri İçin Uygunluk Kriterleri

Obezite cerrahileri zayıflamak isteyen kişilerin başvurabileceği son yöntem olarak düşünülmelidir. Kişi kendi çabasıyla kilo veremiyorsa, kilosunun nedeni hormonal bozukluklar değilse, uyguladığı diyet ve egzersiz programları ile kilo vermeyi başaramadıysa, kilo veremediği için ikincil sağlık sorunları ortaya çıktıysa obezite cerrahilerine başvurulması tercihten ziyade bir zorunluluk haline gelebilir.

Kilo Verme Ameliyatına Aday mıyım?

Zayıflama ameliyatlarına kabul edilebilmesi için bireylerin vücut kitle indeksi değerlerinin de operasyon özelinde belirlenen kabul değer aralıklarında olması gerekir. Az önce de ifade edildiği gibi bu değerler operasyon bazlı olarak değişebilse de genel olarak VKİ değeri 35 – 40 arasında olan kişilerin operasyona uygun olarak nitelendirildiği bilinmektedir.

Zayıflama ameliyatlarına uygunluğun bir diğer kriteri de yaştır. Özel bir gereksinim olmadığı takdirde 18 – 65 yaş arası kişiler güvenle obezite ameliyatı olabilirler.

Obezite ameliyatı olmak isteyenlerin psikolojik bir sorunlarının bulunmaması önemlidir. Aynı zamanda operasyon ile ilgili beklentilerinin de gerçekçi olması beklenir. Obezite cerrahileri tek başına kilo verilmesini sağlayamaz, kilo verebilmek için yalnızca gerekli fizyolojik değişiklikleri yaratırlar. Dolayısıyla hastaların hem operasyon hem de operasyon sonrası sürecin gerektirdiklerinin farkında olmaları ve kilo vermeyi istemeleri gerekir.

Zayıflama ameliyatlarına kabul için sorgulanması gereken bir diğer unsur da hastanın genel sağlık durumunun cerrahi için uygun olup olmadığıdır. Operasyon türüne göre lokal ya da genel anestezi verilerek gerçekleştirilen bariatrik cerrahiler sırasında hastaların güvenliği ön planda tutulmaktadır.