Ana Sayfa Hakkımızda Obezite Cerrahisi Post Bariatrik Cerrahi Blog İletişim

İnsülin Direnci Nedir? İnsülin Direnci Hakkında Herşey

İnsülin, hücrelerin glikozu almasını ve kullanmasını sağlayan, pankreas tarafından üretilen bir hormondur. İnsülin direnci olan kişilerin hücreleri insülini etkili bir şekilde kullanamamaktadır. Hücreler glikozu ya da kan şekerini ememediğinde kanda birikmeye başlar. Glikoz seviyesi normalden yüksek ancak diyabet için yetersiz olduğunda bu durum diyabet öncesi ya da prediyabet olarak değerlendirilir. Prediyabet genellikle insülin direnci olan kişilerde görülmektedir. Prediyabet hastaları hayat tarzlarında ve beslenme alışkanlıklarında köklü değişikliklere gitmediği sürece tip 2 diyabet gelişme riski oldukça yüksektir. Prediyabet olan kişilerde kalp, böbrek ya da damar problemi gibi diyabetin uzun vadeli hasarları da görülebilmektedir. Ancak prediyabetin, tip 2 diyabete dönüşmesi önlenebilmektedir. Bunun için hastaların insülin direnci konusunda bilinçli olması gerekmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

 

İnsülin Direnci Nedir?

İnsülin direnci olan kişiler aynı zamanda insülin duyarlılığı bozulmuş kişiler olarak da adlandırılabilmektedir. İnsülin direnci kaslardaki, yağlardaki ve karaciğerdeki hücrelerin, pankreas tarafından üretilen ve kan şekerini düzenlemeye yarayan insülin hormonuna olması gibi cevap verememesi durumudur. Normalde vücut alınan gıdaları parçalayarak içerisinde yer alan glikozu ana enerji kaynağı olarak kullanır. Glikoz kan dolaşımına girdikten sonra pankreasa insülin hormonu salgılama sinyali gönderilir. İnsülin kandaki glikozun enerjiye dönüştürülmesi ya da daha sonra kullanmaya yönelik saklanması için karaciğer, yağ ve kas dokusuna girmesini sağlar. Glikoz hücrelerin içerisine girdiğinde kandaki seviyesi düşer ve pankreasa insülin üretimini durdurması sinyali gider. Çeşitli nedenler bağlı olarak kas, yağ ve karaciğer hücreleri insüline doğru bir şekilde tepki vermez ve bu da kandaki glikozun verimli bir şekilde alınıp saklanmasını engeller. Bu durum insülin direnci olarak değerlendirilmektedir. Hücrelerin insüline olan tepkisizliği nedeniyle pankreas daha fazla insülin üretir ve bu sayede kandaki şeker seviyesi sağlıklı aralıkta kalır. Ancak hücrelerin insüline aşırı tepkisiz olması kandaki glikoz seviyesinin yükselerek hiperglisemi görülmesine yol açar. Zaman içerisinde hiperglisemi, prediyabet ve tip 2 diyabet şeklinde gelişir. İnsülin direnci tip 2 diyabetin yanı sıra obeziteye, kardiyovasküler rahatsızlıklara, alkolik olmayan yağlı karaciğer hastalığına, metabolik sendroma ve kadınlarda polikistik over sendromuna yol açmaktadır.

 

İnsülin Direnci Belirtileri Nelerdir?

İnsülin direnci olan ve pankreası hala kandaki şeker oranını sağlıklı bir aralıkta tutmak için insülin üretimini artıran kişilerde herhangi bir insülin direnci belirtisine rastlanmamaktadır. Ancak zaman içerisinde insülin direnci daha kötüye gider ve pankreastaki insülin üreten hücreler zamanla yıpranır. Sonuç olarak pankreas insülin üretemez hale gelir ve bu da hiperglisemiye yol açar. Kandaki şeker oranının yükselmesi çeşitli belirtilere yol açmaktadır. En sık görülen belirtilerin arasında aşırı susama, sık sık idrara çıkma, açlık hissinin artması, görüşte bozulma, baş ağrısı, vajinal enfeksiyonlar, deri enfeksiyonları, kesiklerin ve burkulmaların geç iyileşmesi yer alır. Birçok kişi yıllar boyunca prediyabet hastası olur ve tek bir belirti bile göstermediği için bunun farkına varamaz. Prediyabet, tip 2 diyabete dönüşünceye kadar neredeyse görünmezdir. Bununla beraber prediyabet bazı kişilerde belirtilere yol açabilmektedir. Akantoz nigrikans olarak bilinen koltuk altı ile boynun ön ve arkasında yer alan cildin kararması, et beni ve diyabetik retinopati prediyabet belirtileri arasında yer almaktadır. Bu belirtilere sahip olan kişilerin çok vakit kaybetmeden veteriner hekime muayeneye gitmesi tavsiye edilmektedir.

 

İnsülin Direnci Hesaplama

İnsülin direnci şüphesi olduğunda bunu belirlemenin yollarından birisi de insülin direnci hesaplamadır. Sadece iki değer ile hesaplama yapılabilmektedir. Kısaca HOMA-IR olarak bilinen bu hesap için açlık plazma glukoz yani açlık şekeri ve oral glukoz tolerans testinin yapılması gerekmektedir. Sağlıklı kişilerde açlık kan şekerinin 100 mg seviyesinin altında olması beklenmektedir. Aralığın 100 - 125 seviyelerinde olması kişinin prediyabeti olduğunun göstergelerinden bir tanesidir. Açlık kan şekerinin 126’nın üzerinde olduğu durumlarda kişilere şeker hastalığı tanısı konmaktadır. Ancak kesin tanının konabilmesi için testin iki kez gerçekleştirilmesi gerekir. Açlık kan şekeri testi sonrasında oral glukoz testi uygulanır. Bu testte kişiler şekerli bir solüsyon içerler. 2 saat sonra yapılan kan şekeri testinde glukoz miktarının 140 mg seviyesinde olması gerekmektedir. Değerin 140 - 199 aralığında yer alması prediyabet ve 200 üzerinde bulunması diyabet olarak değerlendirilir. Bu iki değeri bulduktan sonra insülin direnci hesaplaması yapabilmek mümkündür. Bunun için açlık kan şekeri değeri ile oral glukoz testinin sonucu çarpmak ve çıkan sonucu 405’e bölmek yeterli olmaktadır.

 

İnsülin Direnci Kaç Olmalı?

HOMA-IR endeksi çok az veriyle kolay bir şekilde hesaplanabilen bir değerdir. Ancak bu aynı zamanda bazı kısıtlamalara neden olmaktadır. İlk olarak herkes için bir kerede kesin sınırların koyulması oldukça zordur. Değerler topluluklar arasında değişiklik gösterebilir ve kesin olarak insülin direncini gösteren bir üst sınır yoktur. Bu nedenle insülin direnci testi sonrasında elde edilen sonuç sadece bir göstergedir ve kesin bir tanı olarak kullanılamaz. İnsülin direnci ya da prediyabet şüphesi olan kişilerin uzman hekime muayene olması gerekmektedir. Ancak detaylı bir muayene ve çeşitli tahlillerden sonra prediyabet ya da diyabet tanısı konabilmektedir. HOMA-IR testinin sonucunun en yüksek 2 olması gerekmektedir. Sonucun 2’nin üzerinde olması insülin direncine işaret etmektedir. HOMA-IR hesaplamasında kullanılan değerler ile QUICKI endeksi de hesaplanmaktadır. QUICKI endeksi de tıpkı HOMA-IR gibi insülin direnci için sonuç verir ancak HOMA-IR’dan daha farklı bir formüle sahiptir. QUICKI endeksinin formülü 1/(log(insülin) + log(glukoz)) şeklindedir. Bu formülle hesaplama yapılırken insülin değerinin mU/L ve glukoz değerinin de mg/dL cinsinden olmasına dikkat etmek gerekir. QUICKI endeksinde değerin yüksek olması kişinin sağlıklı olduğu anlamına gelir. Sağlıklı kişilerde QUICKI endeksi 0.45’in üstündedir. Değer 0.30 - 0.45 arası olanlarda insülin direnci değeri 0.30’un altında olan kişilerde ise diyabet olduğu düşünülmektedir. HOMA-IR sonucu gibi QUICKI testinin sonucu da kesin tanı niteliği taşımamaktadır ancak fikir vermek amacıyla kullanılır.

 

İnsülin Direnci Nasıl Kırılır?

İnsülin direnci ya da tip 2 diyabet için değiştirilemeyecek bazı noktalar  vardır. Genetik faktörler ve ailede diyabet hastalığının bulunması risk faktörlerinden bazılarıdır. Ancak gündelik hayatta yapılacak bazı değişiklikler ile insülin direnci oluşması yavaşlatılabilir ya da engellenebilir. Kilo yönetimi ve sigarayı bırakma bunlardan bazılarıdır. Prediyabet tanısı konan kişilerde tip 2 diyabetin önlenme olasılığı %50 civarındadır. Aşırı kilolu ya da obez olan kişilerin toplam kilolarınının %5 - %7 oranında kilo vermesi diyabet gelişme riskini önemli ölçüde düşürmektedir. Bunun için sağlıklı ve düzenli beslenme gerekmektedir. Kişilerin şekerli gıdaları tamamen kesmesi ve işlenmiş gıdalardan uzak durması gerekir. Bununla beraber düzenli beslenme ve kilo verme tek başına yeterli olmamaktadır. Kişilerin diyabeti önlemek için egzersiz yapmaları ve aktif bir yaşam tarzı benimsemeleri gerekir. Egzersiz ile beraber kasların insüline karşı daha hassas hale geldiği bilinmektedir. Bu sayede egzersiz yaparak insülin direnci etkilerini terse çevirmek mümkündür. İnsülin direnci tanısı bazı hastaları korkutabilmektedir. Ancak bu diyabeti önlemek için geç kalındığı anlamına gelmez.

 

İnsülin Direnci Diyeti Nedir?

Beslenmenin kan şekeri ve insülin seviyeleri üzerinde büyük bir etkisi vardır. Aşırı işlenmiş, yüksek karbonhidratlı ve aşırı yağlı gıdalar daha fazla insüline ihtiyaç duyar. Genel olarak düşük ya da orta glisemik indekse sahip olan gıdaları tüketmek ve yüksek glisemik indeksi olan gıdaların tüketimini sınırlamak insülin direnci etkilerini terse çevirmeye yardımcı olur. Yüksek lifli gıdaların sindirilmesi daha uzun sürer ve bu sayede kan şekeri seviyesinde bir anda yükselmeler ve düşüşler meydana gelmez. Bu nedenle lifli gıdaların tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Glisemik indeksi gıdaların kan şekerine ne kadar etki ettiğini gösteren bir ölçü birimidir. Kısaca GIF olarak bilinen Glycemic Index Foundation (GIF) gıdaların glisemik indeksini düşük, orta, yüksek ve saf glukoz olarak değerlendirilir. Glisemik indeksi 55’in altında olan gıdalar düşük, 56- 69 arasında olanlar orta ve 70 üzeri olanlar da yüksek olarak kabul edilmektedir. Glisemik indeksi 100 olanlar ise saf glukozdur. Glisemik indeksi yüksek olan gıdalar karbonhidrat ve şeker açısından zengin, düşük lifli gıdalardır. Düşük glisemik indekse sahip gıdalar karbonhidrat açısından düşük, lif açısından zengin gıdalardır. Beyaz ekmek, patates, kahvaltılık mısır gevreği, kek, kurabiye, hurma ya da karpuz gibi meyveler glisemik indeksi yüksek yiyeceklerdir. Baklagiller, fasulye, elma, orman meyveleri, kuşkonmaz, karnabahar ve yeşil yapraklı gıdalar, kabuklu yemişler, süt ürünleri, balık ve et gibi gıdalar ise düşük glisemik indeksi gıdalar arasında yer alır.

 

İnsülin Direnci Kaç Olunca İlaç Kullanılır?

İnsülin direnci için ilaç kullanımı kişiden kişiye göre değişiklik göstermektedir. Çünkü herkesin metabolizması ve genel sağlık durumu farklılık gösterir. Bu noktada en uygun kararı uzman hekimler vermektedir. İnsülin direnci için farklı ilaçlar kullanılmaktadır. İnsülin direnci için metformin grubu ilaçlar, glipizid grubu ilaçlar, nateglinid grubu ilaçlar ve pioglitazon grubu ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçların vücudu etkileme şekilleri, yan etkileri, birlikte kullanılmaması gereken ilaçlar farklılıklar göstermektedir. Bu nedenle ilaç kullanımına başlamadan önce uzman hekiminizden detaylı bir kullanım tavsiyesi almanız gerekmektedir.

 

İnsülin Direnci Testi Nedir? Nasıl Yapılır?

İnsülin direnci testi kısaca HOMA-IR olarak bilinen Homeostatic Model Assessment of Insulin Resistance kandaki insülin varlığının ve insülin direncinin hesaplanmasını sağlayan bir formüldür. Bu formülü kullanarak insülin direnci testi yapmak için açlık şekeri ve oral glukoz testi yaptırmak gerekmektedir. HOMA-IR testinin düşük çıkması insülin hassasiyetinin bulunduğunu gösterir. Yüksek HOMA-IR seviyesi ise insülin direnci seviyesini belirtir. Sonuç yükseldikçe direnç o kadar çok artmaktadır. İnsülin direnci testi yüksek olan kişilerin beslenme alışkanlıklarında değişikliğe gitmesi ve düzenli egzersiz yapması direncin ilerlemesini önlemeye yardımcı olur.

 

İnsülin Direnci Nasıl Düşer?

İnsülin direncini düşürmek için öncelikli olarak beslenmeye dikkat etmek gerekmektedir. Şeker ve karbonhidrat içeren gıdalardan uzak durulmalı ve yüksek lifli gıdalar tüketilmelidir. Ancak insülin direncini yenmede beslenme alışkanlıklarını değiştirmek tek başına etkili değildir. Beslenme ile beraber düzenli olarak egzersiz yapmak da gerekmektedir. Aktif bir yaşam tarzı benimsemek insülin direncinin kırılmasında etkili rol oynar. Düzenli egzersiz ile beraber çalışan kaslar insüline karşı daha hassas hale gelir. Bu sayede kan şekerini düzenlemek için daha az insülin miktarına ihtiyaç duyulmaktadır. İnsülin direncinin diyabet hastalığı ile sonuçlanması şart değildir. Beslenmeye dikkat ederek ve aktif bir hayat tarzı benimseyerek diyabetten uzak durmak mümkündür. Hatta insülin direncinin etkileri tamamen ortadan kaldırılabilir. Ancak bunu için kişilerin disiplinli bir şekilde yeni bir hayat tarzı benimsemesi gerekir.

Adaymıyım ?
Kilo verme ameliyatına uygun olup olmadığınızı öğrenin
ÖNE ÇIKAN YAZILAR
Obezite Cerrahilerinin Faydaları Obezite cerrahilerin faydaları dendiğinde akla ilk gelen elbette ki bu operasyonların kilo verilmesi.. Mide Balonu Uygulaması Faydaları Geleneksel kilo verme yöntemleri işe yaramadığında sağlığın korunması adına obezite cerrahisi y.. Obezitenin Vücuda Etkileri Nelerdir? Obezite bireylerde yalnızca psikolojik etki yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda vücuda verdiği za.. Obeziteye Yol Açan Risk Faktörleri Obezitenin temel nedeni kalori alımının harcanan kaloriden fazla olması ve ideal kalori dengesinin b..